Reklam verin!
TurkBlogın tüm Bloglarında reklam verin!

Ev Dağı :)

Yazar: Ahmet TOPAL @ 18 Ocak, 2010 2:16

 
 
 
 
 
Ev Dağı :)

Dumanı üstünde bir bardak çay,
Gökte ışıl ışıl yıldızlar ve dolunay.
Şehir ayaklarımın altında,
Vay anam vay... Vay...

Bir yâr eksik, kanatlarımın altında.
Koyu yeşillik, tepenin yamacında.
Köz üstünde isli demlik.
Her zaman, her iş yolunda.

Izdırap ateşi, yanar durur köşede,
Şu mübarek, durmaz ki durduğu gibi şişede,
Döksem, söner mi yüreğimdeki ateş?
Dağda bir şişe su, görür her işi de...

Yele verirsin derdi, kederi, 
Tatlandırır ağzını çayının şekeri,
Yanında gönülden bir dost.
Kainattır muhabbetin temeli...

Şimdi sanmayın gezgin dağlarda.
Klavyede parmaklar, gözler ekranda.
Termosunda sıcak sıcak çay,
Bu şiirini size yazmakta...


Ahmet TOPAL
18.01.2010
 
 
 
 

İmkânın Nimete Nispeti...

Yazar: Ahmet TOPAL @ 16 Ocak, 2010 0:10

 

 

İmkânın Nimete Nispeti...


Nedensizce yazı yazıp hatıraları canlandırmaktansa, sebebleri düşünüp ders almak gelmeli aklımıza. Sıra dışı düşünce sisteminde var oluşun bizlere neler kazandırdığı ve neler kaybettirdiğini sürekli halde mülahaza edip, sonuç aşamasına ulaşmak gerektiği aşikardır. 

Devamı...

Sen Ol/dun

Yazar: Ahmet TOPAL @ 13 Ocak, 2010 8:58

 
Sen Ol/dun

Geliver sen bir gece, hiç habersiz, ansızın.
Duyuver sen sessiz sessiz aşk namelerini.
Sarıver sen varlığınla kaybolmuş yokluğumu.
Yitik zamanlarda aranan, hep sen oldun...

Koşu verir mi diyorum bana, kollarını açarak?
Gül yüzünde tebessüm, gülücükler saçarak,
Dönüversen yüzünü, gelsen bana koşarak.
Arzular bana uzak, sen ise tuzak oldun...

Hatıra bu günüm bana, dünden arta kalan
Ne sen varsın aslında, ne de bu sevda yalan
Uhrevi duygulardır bahane olup içime dolan
Sımsıkı dostluğa, paslı zincirim oldun...

Yar için ser'den geçtim, hiç kimseler bilmez
Yürek kafes içinde, bakmakla görünmez
Seviyorum diyerek, bil ki gülüm sevilmez!
Kanayan ruhuma, sen merhem oldun...

Kelime biter, söz biter, yürekte kalır köz
Çöz hele gülüm bu sırrı, çözebilirsen çöz!
Aşık Ahmet'e de vermiş Allah, bir çift göz!
İki cihana bakan, kör gözüm oldun...

Ahmet TOPAL
13.01.2009 (tazecik şiir)
 
 
 

Gizli Bahçe

Yazar: Ahmet TOPAL @ 6 Ocak, 2010 1:17
 
 
 
Gizli Bahçe

Yemyeşil çimen, renk renk çiçek içinde,
Yüksek ve iri çamlarla çevrili gizli bahçe,
Duvar dibinde iki kat hasır, üstünde kız,
Dudakları kıpır kıpır, dilince farklı bir lehçe.

Biraz ağlamaklı, oldukça dokunaklı halde,
Titrer kuru yaprak gibi, secde de secde...
Gözünden düşen yaşa arılar toplanır.
Özledim der kız, kararır yemyeşil bahçe!

Neden diyor, biriside ben olamadım?
Göremedim yüzünü, sana doyamadım.
Alemler özlemiş, canım sana feda olsun!
Bir an bile yanında, durup sana bakamadım...

Ahmet TOPAL
Ansızın dile gelenler... 
 

 
 
 
 
 

Özle/m

Yazar: Ahmet TOPAL @ 30 Aralık, 2009 1:17
 
 
 
Özle/m

Bir nefes uzaklığında varlığına olan hasretim,
Varlığını sınırsız soluyup mest oluyorum.
Elbet vuslattır belirsiz bir zamanda kısmetim,
Yokluğun girdabında ben seni arıyorum.

Mesnetsiz duygularla yoğruluyor kasvetim,
Sana varmak için geceleri, uyumuyorum.
İnsanlığa isnat edince, tüm beşeri hislerim,
Ruhsuz bir beden olup, kayboluyorum.

Öne eğilmiş başım, şah damarında ellerim,
Titrek titrek zikreden, kalbimi dinliyorum.
Acizce bakakalıp, kızarır günahkar gözlerim,
Her bakışta kaybeden yine ben oluyorum.

Vuslata hasret çeker, kırılmaz hiç dizlerim.
Tespihi çeker de, duaya kalmaz ellerim.
Sanmayın değerlidir, kıymetlidir sözlerim.
Ben birler içindeki biri, ben Allah'ı özlerim...

Ahmet TOPAL
30.12.2009
 
 
 

Vuslat-ı Nur

Yazar: Ahmet TOPAL @ 22 Aralık, 2009 1:24

 
 
Vuslat-ı Nur

Sevgidir nur, süzülür ilkbahar yağmuru gibi.
Süzülen nur, aktığı yer nur, makamı nur.

Işıl ışıl gözlerin diyeti, sızar gider sicim gibi.
Sahibi nur, kelamı nur, kainatta yeri nur.

Haya kızarır al yanakta, naham elma gibi.
Rengi nur, varlığı nur, dilde ki adı nur.

Gönül perdesi yırtılır, göklerde şimşek gibi.
Ay nur, gök nur, yıldızlar tane tane nur.

Uğultu işitilir yürekleri okşayan, bir el gibi.
Sesi nur, yüzü nur, alnında akan teri nur.

Hasret düğümlenir yürekte damar gibi.
Zikri nur, fikri nur, takip eden bulut nur.

Uzaklar yakın, zaman sakin, an durur gibi.
Sensizlik nur, hasret nur, özlemin onur.

Şahadet ki ahirette, güneşli bir gün gibi.
Sancak nur, sancaktar nur, neferin nur.

Dillerde överiz yaratanın övdüğü gibi.
Vuslatın nur, şefaatine nail olmak onur.


Ahmet TOPAL
22.12.2009
 
 

Aşk

Yazar: Ahmet TOPAL @ 19 Aralık, 2009 11:14
 
 
Düşen her yaprakta tükenmiş bir sevda, tükenen her sevda da yeşeren bir tohum olur aşk.
 
 
 

Dünya...

Yazar: Ahmet TOPAL @ 19 Aralık, 2009 10:56
 
Dünya...
Al beni, al beni de Dünya
Gidelim buralardan
Geçelim içimizdeki yosmalardan
Al beni de bağrına
Özümüz karışsın Dünya!

Döner dururuz divane gibi
Birdir varlığın sahibi
Ebedi olmadığımız gibi
Ezeli de değiliz Dünya...

Hasretin bağrımı yakar kavurur
Suçlanır Dünya, sahibi unutulur
Bazen keyif ile avunulur
Al beni de bağrına
Alsana Dünya!

Ahmet TOPAL
18.12.2009
 
 

Bu Virüse Dikkat Edin!

Yazar: Ahmet TOPAL @ 17 Aralık, 2009 11:02
Salih Amel ve Riya Virüsü


Soru: Salih amel işlemeye çalışırken kişinin gönlünden gayr-ı ihtiyarî “başkaları da görsün, duysun” gibi duyguların geçmesi, o amellerden hâsıl olan sevabı tamamen zâyi eder mi? 

Bu gibi durumlarda insan gizli şirke düşmüş sayılır mı?


Cevap: Sorunuza esas teşkil eden hususun, ciddi mânâda hassasiyet isteyen bir mevzu olduğu muhakkak. 

Çünkü ince bir niyet çizgisi, bir başka ifadeyle
Devamı...

Mavi Gözlü, Yeşil Örtülü...

Yazar: Ahmet TOPAL @ 13 Aralık, 2009 2:34
 
 
Endamın, duruşun, asaletin, mavi gözlerin ve yeşil örtünle beni benden ediyorsun! 

Yan yana gelince bazen, okşuyorum o ince ruhlu ve nazik tenini. 

Kokuna hasret, çiğniyorum tüm güzelliklerini. 

Kara diyenlere inat, ne zaman alacaksın beni bağrına DÜNYA

 
Ahmet TOPAL

Öğretmen Kız

Yazar: Ahmet TOPAL @ 12 Aralık, 2009 2:13

 

Öğretmen Kız

Üniversiteyi bitirdiği sene sözleşmeli olarak atanmıştı genç kız. Evet, artık o da M.E.B. nın hizmet kervanına katılmış ve okullar açılmadan ağabeyi ile birlikte hizmet yapacağı memlekete gidip tüm hazırlıklarını tamamlamıştı.


Yüreği sevinçten kıpır kıpır, gözleri çakmak çakmaktı. Hani, yaşamayanların bilmediği duygular vadır ya, işte tam olarak öyle bir sevinç duygusunu yaşıyordu gururla.

Atandığı ilçedeki öğretmen eksikliğini kendi branşındaki öğrencilere bakarak gayet net bir şekilde görebiliyor, aklından nasıl bir düzen oturtması gerektiğinin planlarını yapıyordu.

Devamı...

Film Figüranımıyız?

Yazar: Ahmet TOPAL @ 6 Aralık, 2009 11:00

 

 

 

Her insanın kaderi kendisine özeldir. 

Ve her insan, diğer insanların kaderinde etkileşimli bir figürandır. 

Şu hayat sahnesinde cüzzi irade kamerası ile kaderimin filmini çekiyorum. 

Ne yazık ki, bayan başrol oyuncusu arıyorum ve bulamıyorum 

Filmimin içerisinde oynayan, diğer çift figüranlar; size mutluluklar diliyorum 

 

Ölüm

Yazar: Ahmet TOPAL @ 16 Kasım, 2009 3:11

 

Ölüm

Gün gün bitiyor ömrüm,

Ruhumda yabancı kaldı gönlüm,

Bir gün durup dinlenmeye kalkarsa kalbim;

İşte o gün öldüğüm gündür!






Esselâ tü ve esselâmü aleyk... Aleyke ya Resulallah...

Esselâ tü ve esselâmü aleyk... Aleyke ya Habiballah...

Esselâ tü ve esselâmü aleyk... Aleyke ya Seyyidel evvêline vel âhirin...

 

 

 

(GDO) Fıtratın Değiştirilmesi ile ilgili Ayet-i Kerimeler

Yazar: Ahmet TOPAL @ 10 Kasım, 2009 2:45
 
NİMETİN, DOĞALIN, FITRATIN DEĞİŞTİRİLMESİ İLE İLGİLİ 
AYET-İ KERİMELER

"O, dönüp gidince veya iş başına geçince, Allah’ın emrine karşı gelmek ve hevasına uymakla ülkede fesat çıkarmaya, harsı (ekonomiyi, kültürü, nimeti) ve nesli mahvetmeye çalışır. Allah ise fesadı bozgunculuğu sevmez." (Bakara 205)


"Ey insanlar! Yeryüzündeki helal ve temiz şeylerden yiyin. Pis ve haram olan şeyleri yiyip içmede şeytan ve benzerlerinin adımlarını izlemeyin. Çünkü onlar sizin için apaçık bir düşmandır." (Bakara 168)
Devamı...

GDO ile üretilen yiyecekler helal mi?

Yazar: Ahmet TOPAL @ 10 Kasım, 2009 2:37
GDO ile üretilen yiyecekler helal mi? 

Genetik çalışmalara İslam nasıl bakıyor? 

Genetik bilimini İslam hukuku açısından irdeleyen Doç. Dr. İbrahim Köksal (Yazarın konu ile ilgili "Genetik Kopyalamanın Fıkhi Yönü" adlı eseri vardır) bu sorulara yanıt verirken, bilimsel verilerle Levent Gürsel Alev tartışmayı destekliyor.


Canlıların ve doğanın dengesini bozarak felakete sürükleyen, uzun vadede yaratacağı felaketler ise henüz kestirilemeyen genetiği ile oynanmış organizmalar (GDO) ile üretilen yiyecekler helal mi? Hayvanların genetiği ile oynama İslam'a aykırı mı?
“Bir olgunun İslami açıdan helal yahut haram oluşuna karar vermek için öncelikle İslami kaynaklarda ve dini prensiplerde o olgunu açıkça yer alıp almadığına bakılır, eğer bu olgu açıkça yoksa faydalı mı zararlı mı olduğuna bakara hüküm verilir" diyen Doç. İbrahim Köksal, "Eğer zararı faydasından fazla ise, yüzde 30 faydası, yüzde 70 oranında zararı varsa buna "haramdır" demek uygundur. Eğer faydası çok, zararı yüzde 30 aşmayacak ölçüdeyse buna da mekruh 
Devamı...

Astral Cuma (Hayalin pençesinde iki rekât namaz)

Yazar: Ahmet TOPAL @ 23 Ekim, 2009 21:22

Astral Cuma (Hayalin pençesinde iki rekât namaz)


Sayılı da olsa huşu ile kılınmış nadide namazlar vardır, namaz kılanların içinde.
Ne düşünürler? Ne hissederler? Yaşamadan bilinmez tabii...

Yaklaşık bir sene önce aldığım fakat daha yeni okuma fırsatı bulduğum ''Namazda Huşuya Götüren 155 Etken''isimli kitabımın kapağını açar açmaz, otuz kırk sayfa içinde kaybolup gittim.

Ve bu Cuma Namazında kitapta bahsedilen yöntem ve telkinlere...
Devamı...

Seni Anarım

Yazar: Ahmet TOPAL @ 21 Ekim, 2009 21:33
 
Seni Anarım

Bahar sıcağında dağ başında bir başıma
Nanesi, çiçekleri, huşu verir en kabasına
Canlı cansız varlığın, kelebeklerin hasına
Baktıkça seni, yalnız seni anarım Rabbim!

Güneş naif yürekleri yakar; kar, buz erir.
Kaya üstünde çiçekler bile tohum verir.
Çoğu derde dermandır haşarat ta zehir.
Baktıkça seni, bir seni anarım Rabbim!

Pişiren sıcakta buz gibi suların şırıldar.
Gökte kamerin, yıldızın her gün parıldar.
Gece karanlığında ateş böcekleri ışıldar.
Gördükçe seni, sade seni anarım Rabbim!

Nasiplenir hayvanat büyükbaş, küçükbaş
İstemezsen ne su verirsin, ne av, nede aş.
Gayrısında alır cümle varlığı amansız telaş.
Nimetlerinle seni, bir seni anarım Rabbim!

Gezgin bedenim coştu da coştu nedensiz
Birçok lütufla nasiplendi, kefil ve  bedelsiz
Sebebi var mıydı sezmenin? belki sebepsiz
Sebep sendin Rabbim, seni anarım seni!

Ahmet TOPAL
20.10.2009
 
 

Kadr'i Gece...

Yazar: Ahmet TOPAL @ 15 Eylül, 2009 3:29

 

 

 




Kadr'i Gece...


Biz ki bazen gaflete düşer naçar oluruz
Arararız dermanı divane döneriz
Sende etmezsen kabul, kime gideriz?
El-Afüvv; affet bizi!

Nice geceler geçer, ömür denen zamanda
Aklımız dünyada bedenimiz namazda
Sen bizdesin baharda ve hazanda
Et-Tevvâb; bağışla bizi!

An geçmez ki, döneriz özümüzle sana
Nasip edersin her yolu bu garip insana
Zikrettirirsinde büyük küçük hayvana
El-Gafûr; mağfiret et bizi!

Senden gelen sana döner biz biliriz
''Bis-mi hû'' der seni seninle zikrederiz
*Nebiye selam, sana hamd'da ederiz
El-Ganiyy; muhtacız sana!


Küçük bir kuş gibi çırpınsın yüreğim
Sızlasın kafes içindeki sessiz ciğerim
Açılınca sana doğru aciz ellerim
Er-Rahîm; merhamet et bize!

Kim bilmez ki kadr'in kıymetini
Eksiltmez de çoğaltır duaların hikmetini
Bu gece de Kuran'ın özlemini
Giderip arttır El-Mugnî!

Kulun Ahmed, ağlar yakarır
Nasip edersen secdelere kapanır
Nafile ibadet için adakta adanır
El-Kâdir; Kudretine muhtacım!

* Sallahu Aleyhi ve Sellem

Âmin...
Aciz Kul Ahmed
26 Ramazan 1430

 

Kandil

Yazar: Ahmet TOPAL @ 14 Eylül, 2009 23:55
http://www.jestyap.com/images/renklialev2.jpg 

Kandil

Bir kandil yakıyorum karanlık yüzleri görmeye
Sahtecikten gülenleri sezmeye
Elimde eski bir kandil
Muvaffak olamıyorum gezmeye...

Hırçın bir rüzgar esip bana
Söndürüyor kandili
Savruluyoruz!
Ben bir yana, kandil bir yana...

Kandiller görüyorum uzun zamandır.
Nice badileler geçirip
Sebat eden ve sönmeyen
Karanlığı hiç mi hiç bilmeyen!

Gece erken, hava sakin
Bir fırtına kopuyor içimde lakin
Tam yakacağım kandilimi
Fırtına, boran nedir bu kin?

Aşk'a muhalif oluyor gece ve karanlık
Mutluluk diyorum, mutluluk
Sadece bir anlık!
Savrulup gidiyorum...
Ben bir yana, mutluluk bir yana...

Gecenin ardı sabah olmadı hiç
Sevk olundum da binbir fikre
Bazen içli bir zikre
Kandilim yanık,
Kalmadı hiç...

Kandil bende
Ben gecede
Gece sabahta
Yanamadık hiç...

Vuslatsız bir aşktı kandil
Yanmaya fırsat yok
Susmazdı bir an bile dil!
Susmaya zaman yok

Haykırıyorum karanlıktaki halimi
Anlayıp bilen
Karanlıkta gören
Hiç mi hiç...
Hiç kimse yok!

Ahmet TOPAL
14.09.2009

Bir an!

Yazar: Ahmet TOPAL @ 14 Eylül, 2009 23:49

 
Bir an!

Sessiz ve sade bir gece
İçimden geçip gitmiş binbir hece
Kalakalmışım yalnız, sahipsiz
Boynu bükük, gözü yaşlı, öylece...

İnadına damarıma basıyor duvarlar
İşkence oluyor kuş tüyü yastıklar
Ne kadar yükselsende düşeceksin
Düştüğünü sen bile bilmeyeceksin

İşkillenmiş ruhum, başımda basınç
Ne hap uyutur beni, nede sevinç
Hüzün, kara bulut misali tepemde
Ölüm çok yakın, biraz ötemde...

Kurda kuşa yem olacağım o an
Sen bir sâlâ duyup dinleyeceksin
Kimmiş deyip işkilleneceksin
Zikredince imam ismimi
Önce terleyip, sonra üşüyeceksin!

Bir an, sadece bir an!
Yakınıp haykıracak, eyvah diyeceksin
Vuracaksın dizlerine, dövüneceksin
Sadece bir an ve bir hece
''Seviyordum'' deyip üzüleceksin!

Ahmet TOPAL
14.09.2009
  Tüm yazılar: 88    Sonraki Sayfa »