
Anlamını bilmediğim kelimelerin mecburi istikametinde sürüklenip gidiyor olmanın istemsiz sevincini yaşıyorum nice zamandır. Zaman diyorum da, zaman bir andır ve o da içinde bulunduğumuz şu andır.
Yaşamın her zerresinden bir anlam çıkartma isteğini bir nebze olsun geride bırakabilsem, biliyorum ki mutlu olacağım. Kızıyorum kendi kendime. Sen nesin ve necisin ki, hayata bu derece yön vermeye çalışyorsun?
Bırakıyorum anlamsızlıklar içine kendimi. Aslen hassas bir döngü ile yaratılmış evrensel olguların varlığından haberdar olmama rağmen söylüyorum bunu...
Yüklemsiz fiillere girişiyorum. Bu denli fiilin en coşkulu faili olmaktan mutlu olmak ve mutluluğumu kader filminin figüranları olan tüm çevremle paylaşmak istiyorum.
Ey varlığın ve yokluğun mutlak sahibi!
Seni, seni seveni, seni seveni sevenleri ve dahi yarattığın tüm muhteşem varlık alemini seviyorum!
Yaşamam için zorunlu kıldığın hayatıma nurundan yeteri kadar lûtfeyle. Ve bertaraf edilmiş bir benlik ile beni kendine yakın kıl. And olsun ki sen, işiten ve duaları kabul edensin...
Amin...
Duygu karmaşası içindeyim... Bir benlik var, bir yokluk var, ama ben neredeyim?














